Ecz. Işın Özen | Artık gitmek zamanıdır, Hoşgeldin bahar…

bahara merhaba, hoş geldin baharHer şey bahar mevsiminde güzel olurmuş gibi gelir bana. Belki bahar çocuğu oluşumdan, belki de gerçekten öyle. Anlatılan masalları düşünün ilkbaharda herkes mutludur.

Hayata küsenler, sevdiğinden ayrılanlar, umudunu yitirenler baharın gelişiyle iyi hisseder ve bir kez daha denemek için yeniden yaşama tutunur, tüm güzellikler, yeni umutlar baharla gelir, en güzel aşklar baharda başlar. Bahardır insanı umutlandıran, bahardır insanı cıvıl cıvıl yaşatan. Bahar rüzgarıdır sevdiğinin kokusunu getiren, insanı üşütmeden serinleten. Hep anlatmadı mı büyüklerimiz ,bize küçükken? Bahar gelince gideriz, bahar gelince gezeriz , bahar gelince alırız diye. En sevdiğimiz meyveleri bekleriz bir kış boyu-yeşil kütür kütür canerikleri, mis kokulu çilekleri, rengarenk çiçekleri, papatyalar, erguvanları...

Hep bi gidesi, doğayla kucaklaşası gelir insanın, Melih Cevdet Anay’ın da mısralarında ilettiği gibi.

Hava ne kadar güzel öğretmenimHoş Geldin Bahar Yollar ağaçlar kuşlar ne kadar güzel
Yeryüzü pırıl pırıl öğretmenim
Gizlisi saklısı kalmamış dünyanın
Nesi var nesi yoksa dökmüş ortaya
Bütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlar
Sürüngenler, konglomeralar, serhaslar
Hepsi hepsi ortada öğretmenim.
Ne olur biz de gidelim
Burda kalsın kitaplar
Burda kalsın iğneli karafatmalar
Kollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalar
Burda kalsın hepsi
Bomboş kalsın hepsi
Bomboş kalsın evler okullar
Hapishaneler, hastaneler…
Öğretmenim, sevgili öğretmenim
Sırtımıza alırız hastaları
Kim bilir ne özlemişlerdir kırları…
Ya mahpuslar.
Ne sevinirler kimbilir
Sarılıp sarılıp öperler adamı.

Ne de güzel anlatmış üstad Melih Cevdet; baharın insan ruh hali üzerine etkisini. Hepimizin gidesi yok mu? Sokaklara, kırlara, bahçelere… Güneşe, çiçeğe, çimene dönesi, kendini dışarılara atası yok mu?

Bahar ve Bahar Yorgunluğu

Doğanın uyanışı, hepimizi uyarır, uyandırır. Güneş ışığıyla birlikte her şey adeta yeniden canlanır ve doğar. Işık her canlı üzerinde etkilidir. Bizler de öyle. Kışın soğuğundan, kasvetinden sıkılan biz; bahara büyük şevk ve mutlulukla kucak açarız. Uzun ve soğuk geçen kış günlerinin ardından parlayan, içimizi ısıtan güneş yüzünü gösterdikçe, doğa her renk çiçekle uyandıkça bahar çoğumuza şifa gibi gelir, neşelenir, daha aktif ve enerjik oluruz. Ancak bahar her zaman hepimize pek ‘hoş gelmez’

 

Mevsim geçiş dönemlerinde sürekli değişen hava şartları, insan sağlığı ve günlük hayat temposunu etkiler. Bahar aylarında havadaki pozitif ve negatif yüklü iyonların artması da insan bioritminde değişikliklere neden olur. Pozitif iyonlar insanı daha zinde hissettirirken; negatif iyonların artması insanın kendini daha halsiz hissetmesinde ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıkmasında etkili olur. Bu dönemde vücudun daha aktif olmasını sağlayacak hormonlar salgılanmasına karşın kişide vitamin eksikliği ve beslenme bozukluğu varsa, vücut buna uyum gösteremez ve yorgunluk hissi artar.

Bu dönemlerde eczanemize gelen şikayetler de benzerdir aslında. Yorgunluk, mide rahatsızlıkları ,solunum ve dermatolojik kökenli alerjik hastalıklar baş sırada yer alır.

Bahar ile gelen şikayetleri önemseyelim ve danışanlarımıza sağlık önerileri ve destekleri sunmayı ihmal etmeyelim. Danışanınız, uyandığı andan itibaren kendini halsiz ve yorgun hissediyorsa, sürekli uyumak istiyorsa, genel bir isteksizlik hali söz konusuysa, baş ağrıları varsa, depresyon ya da bahar yorgunluğuna yakalanmış olabilir.Kişiler genelde işe gitmek istemez, her zaman yaptığı rutin işlerden uzak kalmayı tercih eder, iştahsızlık yaşar.

Yorgunlukla baş etmek için öncelikle enerjimizi doğru kullanalım.

Enerjimizi arttırmak için:

  • Baharın tüm güzelliklerini yaşayarak ruhsal detox yapalım
  • Düzenli egzersiz yapalım
  • Uyku saatlerimize dikkat ve özen gösterelim
  • Sağlıklı beslenelim
  • iş dışında hobiler,iş esnasında da molalar verelim
  • Unutmayın Duygular bulaşıcıdır.Neşeli ,keyifli ve pozitif kişilerle birlikte olalım.
  • Her gün ılık duş iyi gelir.
  • Geçmişe takılmak yada gelecekle ilgili kaygılanmak yerine o anı yaşayalım. B vitaminleri ve A,C,E içeren antioksidan vitaminler ile mineraller ,bağışıklık sistemimizi güçlendiren takviyeler ve krill oil içeren yeni nesil omega 3 ler en büyük yardımcılarımız olacaktır.

Bahar yorgunluğu deyip geçiştirmeyin;

Yorgunluk uzar ve kişinin gündelik işlevlerini bozacak hale gelirse ya da okul veya iş yerindeki performansını engelleyecek boyuta ulaşırsa bu durumu bahar yorgunluğu diye geçiştirmemek gerekir. Yorgunluk vücudumuzun fiziksel çalışmaya, psikolojik strese, uykusuzluğa verdiği fizyolojik bir cevap olarak tanımlanır. Yorgunluk fizyolojik bir cevap olabildiği gibi bazı hastalıkların ön belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Bu nedenle yorgunluk uzun sürdüğünde mutlaka altta yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Kansızlık, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, tümörler, yeme bozuklukları tiroit hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu, uyku bozuklukları, stres, depresyon gibi sebepler yorgunluk için araştırılması gereken sorunlar arasında gelir.

Reflü, gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıkları da bahar aylarında sık görülür. Şişkinlik, kusma, şiddetli mide ağrısı, geğirme, ağza ekşi su gelmesi gibi belirtileri vardır. Bu aylarda artış nedeni tam olarak bilinmemektedir. Önlenmesi ve tedavi sürecinde dost bakterilerimize sahip çıkmak en önemli görevimiz, probiyotik takviyeleri de büyük yardımcımız olmalı. Bahar ayları alerjik astımı olanlar için de zor bir süreçtir. Özellikle bahar aylarında görülen "Alerjik rinit"in sebebi ise daha çok polenlerdir. Polenler bahar aylarında; çiçeklerinin açması ile atmosfere yayılırlar. Alerjik hastalarımız da bu güzel mevsim bahar da günlük yaşamlarını son derece olumsuz etkileyen, alerjik oldukları madde polenler ile karşılaşırlar. Polenler, büyük çapa sahip olduklarından sıklıkla burun ve gözde sıkıntıya neden olurlar. Alerjik rinit; hapşırma, aksırma, burun tıkanıklığı, burunda akıntı, burunda ve yumuşak damakta kaşıntı gibi şikayetlere yol açar. Bu bulgular bahar aylarında daha da artar. Bu yüzden halk arasında  "bahar nezlesi, bahar alerjisi, saman nezlesi" gibi isimler kullanılmaktadır. Bundan başka; gözlerde yanma, sulanma, kızarma ve kaşıntı belirgindir. Hastalar, yanlarında devamlı burun silmek için mendil taşımak zorunda kalır. Burun tıkanıklıklarının devam etmesi nedeniyle gece uyku düzeni bozulur. Gündüz olan sık hapşırma, burun kaşıntısı ve gözlerde yanma, sulanma ciddi konsantrasyon bozukluklarına yol açar. Çocuklarda okul başarısı düşer.

Alerjik Rinit tedavisinde esas yöntem bütün alerjik hastalıklarda olduğu gibi alerjenden korunmaktır. O zaman hastalarımıza ilk önerimiz:Polenlerden korunmak .

Neler yapmalıyız?

Ağaç ve çiçeklerin yoğun olduğu açık alanlarda mümkün olduğu kadar az bulunun, polen yoğunluğu en çok sabah erken saatlerde ve akşam saatlerinde olduğu için bu saatlerde dışarıda olmamaya çalışın. Polen mevsiminde kapı ve pencereleri kapalı tutmak, klima bulunan mekan ve ulaşım araçlarını havalandırın. Sigara içmeyin ve yanınızda içilmesine izin vermeyin. Tozlu ve polenli ortamlarda bulunmayın, eğer bulunmak zorundaysanız mutlaka maske takın. Özellikle kaloriferli evlerde kuru ev havası alerjik rinitin kötüleşmesine neden olabileceğinden, evde hava nemlendiricisi kullanın. Klimalarda kullanılan filtreleri her ay değiştirin. Polen mevsiminde giysilerinizi açık havada kurutmayın. Şapka ve ceketlerinizi daha sık yıkayın. Tüylü ve yünlü battaniyeler yerine pamuklu ve sentetik olanları tercih edin. Toz barındırabilecek kilim, halı gibi ev eşyalarını kullanmamaya özen gösterin. Polen mevsiminde arabada giderken pencereleri kapalı tutun. Önleminizi alın ve doğanın müthiş uyanışı baharın tadını çıkarın. Can Yücel’inde dediği gibi; Ben her bahar aşık olmam ama her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç ama olsun. İstemek de güzel.

Ecz. Işın Özen

Birbirimiz için daha çok iyilik isteyeceğimiz, güzellikleri hissedebileceğimiz daha nice mis kokulu baharlara…

Sevgiyle

Ecz. Işın Özen

Comments are closed.